KKTC erişilebilir turizm üssü olmaya fazlasıyla müsait ama...
Bugün Dünya Engelliler Günü. Dünyanın birçok ülkesinde erişilebilirlik artık “ekstra bir hizmet” değil, turizm politikalarının merkezine yerleşmiş stratejik bir gereklilik. KKTC ise bu konuda hâlâ başlangıç çizgisinde… ama bu ada, doğru adımlarla Doğu Akdeniz’in erişilebilir turizm üssü olmaya fazlasıyla müsait.
Erişilebilir Turizm Neden KKTC İçin Kritik?
Çünkü dünya nüfusunun %15’i engelli bireylerden oluşuyor. Yaşlanan nüfus, kronik hastalıklar, hareket kabiliyeti sınırlı ama seyahat etmeyi seven geniş bir kitle var. Bu insanların seyahat potansiyeli, klasik turizm pazarlarının iniş çıkışlarından çok daha dayanıklı.
Kısacası; erişilebilir turizme yatırım yapmak insani olduğu kadar stratejik açıdan da akıllıca.
Bugünün KKTC Manzarası bize ne söylüyor?
Dürüst olalım, Otellerin çoğunda erişilebilir oda sayısı düşük...Rampalar var ama standart dışı; tekerlekli sandalye değil, adeta bir dağ bisikletleri için tasarlanmış gibi.Sahillerde engelsiz girişler Bafra, Girne, Esentepe ve Tatlısu gibi birkaç belediyenin çalışmasıyla sınırlı plajlarda sağlanabiliyor. Turistik bölgelerde yaya yolları hâlâ bozuk, düzensiz ve güvensiz. Benim gibi bebek arabasıyla seyahat etmek zorunda kalanların sıkça yüzleştiği bir sorun bu...
Toplu taşıma zaten tüm ülke için büyük bir sorun; erişilebilir olması beklenemez bile.
Bu tablo “küçük dokunuşlarla düzelir” seviyesinde değil. Burada stratejik dönüşüm ihtiyaç var.
Ama işin iyi tarafı şu: Bu ada, turizmiyle, ölçeğiyle ve yönetilebilir yapısıyla erişilebilirlik konusunda pilot bölge olabilecek kadar avantajlı.
Peki çözüm ne?
1. Turizm sektörüne zorunlu erişilebilirlik standartları
Sertifika programı, denetim mekanizması, yıldız sistemine erişilebilirlik puanı eklenmesi…
İyi niyet değil, kural lazım.
2. Engelsiz Sahil Projesi
Girne, Mağusa, Lefke… Her bölgede en az bir tam erişilebilir sahil yapılmalı: rampalı giriş, özel giyinme kabinleri, su içi tekerlekli sandalye, gölgelik alanlar.
Bu proje hem sosyal hem de ekonomik olarak ses getirir.
3. Konaklama Sektöründe “Erişilebilir Oda” standardının yenilenmesi
Oda sadece geniş olmakla erişilebilir olmuyor.
Tutunma barları, engelli banyosu, uygun kapı genişliği, zeminde eşiksiz geçiş… Bunlar bir lütuf değil, sistemin parçası olmalı.
4. Tarihî Alanlarda Engelli Rotaları
Salamis, Bellapais, Mağusa surları, St. Hilarion gibi noktalara kısmi erişim rotaları oluşturmak, hem kültürel mirası daha fazla kişiye açar hem de destinasyon kimliğini güçlendirir.
5. Rehber ve personel için zorunlu eğitim
Birçok kişi iyi niyetli ama ne yapacağını bilmiyor.
Erişilebilir davranış eğitimi, turizm sektörünün tamamına entegre edilmeli.
6. Dijital Erişilebilirlik
Turizm siteleri hâlâ ekran okuyucularla uyumlu değil.
Otel rezervasyon sistemleri engelli oda filtrelemesi bile sunmuyor.
Bugün dijital erişilebilirlik, fiziksel erişilebilirliğin devamıdır.
7. Görme Engelliler İçin Sesli Betimleme Sistemi
Turistik giriş noktalarında bilet alım sürecine entegre edilecek özel bir karekod uygulamasıyla görme engelli ziyaretçilere tamamen bağımsız bir deneyim sunulabilir. Ziyaretçi, bileti üzerindeki karekodu telefonuyla okuttuğu anda, konumun tarihini, mimari özelliklerini, mekânsal düzenini ve rotalarını anlatan detaylı bir sesli betimleme otomatik olarak devreye girer. Böylece mekânın neresinde olduklarını, neye doğru yürüdüklerini ve çevrede neler bulunduğunu zihinsel olarak net bir şekilde canlandırabilirler.
Bu sistem aynı zamanda “engel değil, bilgilendirme eksikliği” sorununu ortadan kaldırır; görme engelli ziyaretçilerin turistik alanı özgüvenle, kaybolma korkusu olmadan keşfetmesine imkân tanır.
Yeter ki mesele, “göstermelik rampalar” düzeyinden çıkıp politik kararlılık + sektör işbirliği + toplumsal duyarlılık üçlüsüne taşınsın.
Erişilebilir turizm, sadece engelli bireyler için değil; yaşlılar, hamileler, çocuklu aileler, geçici rahatsızlığı olan herkes için bir konfor alanı yaratır.
Bir toplumun gelişmişlik seviyesi, en kırılgan bireylerine sunduğu imkanlarla ölçülür.
Bugün Dünya Engelliler Günü.
Bu vesileyle KKTC turizmi için net bir cümle kurmak gerekir:
Erişilebilirlik lüks değil; vizyon, adalet ve rekabet gücüdür.






Yorumlar
Yorum Yaz